|
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
|
GÜNLER
KATEGORİLER
FESTİVAL Alanis Morisette , Stereophonics , Def Leppard , Herbie Hancock , Funk Ateşi , Carla Bley & Mare Nostrum , Caz Vapuru / Coolbone , Pink Martini , Rufus Wainwright , Ivan Lins Special feat. Nnenna Freelon, Omara Portuondo SİNEMA Forgetting Sarah Marshall , Dante 01, Kadavra / Pathology konser Essence "Sertab Erener Feat. Sabri Tuluğ Tırpan" PARTİ Biriken SERGİ Öyküler: Melling ve Dunn’ın Panoramalarında İstanbul, Franco Gervasio SANAT İstanbul'u Terkedin! YAŞAM Catherine Malandrino GÖSTERİM DOCUMENTARIST – İstanbul Belgesel Günleri
|
| yardım | hakkımızda | röportaj | üye ol | davet edin |
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
FESTİVAL Herbie Hancock
Bugün mümkün mertebe geç uyanmalıydınız, konser saatine dek balmumu kulak tıkaçları ile gezmeliydiniz ve sadece semizotu yemeliydiniz. Bedenen ve ruhen, bu gece sahnede olacaklara ne kadar hazırsınız kestiremediğimizden, kulağınıza biraz olsun yakın geçmişinize yönelik küpeler takmak istiyoruz. Zira can-can dansı ile karşılaşacak haliniz yok! Dave Holland (b), Vinnie Colaiuta (d) ve Herbie Hancock (p)... Boşları yok, şakaları hiç yok. Can kulağıyla dinleyin. / Deniz Bilman
|
|
NEREDE
CRR Konser Salonu , Harbiye, İstanbul
0212-232 9830
NE ZAMAN
19:00
ÜCRET
20, 30 & 40 YTL
|
|
|
|
FESTİVAL Funk Ateşi
Kendisine “Soul’un Süpermeni” denmesine şaşırmamak gerekiyor, Slap tekniğiyle şahlandırdığı kendine özgü bas gitar stili, muhteşem bir funk-jazz soundu. Birlikte çalmadığı efsane isim yok gibi. Miles Davis, Donald Fagen, Luther Vandross, Wayne Shorter, Aretha Franklin, Roberta Flack, Frank Sinatra, Mariah Carey, Paul Simon, The Brecker Brothers, Joe Sample, George Benson ve daha nicesi. Bugüne dek tam 195 sanatçının 385 albümüne katkıda bulunmuş. Klarnet, bas klarnet, saksafon, keyboard, gitar çalıyor, vokal yapıyor. Canlı performansları da en az albümleri kadar başarılı. İçimiz şimdiden kıpır kıpır. Marcus Miller 2003 yazından sonra İstanbul’u yeniden funk ateşiyle yakıyor. Üstelik bu kez “Tower of Power” ile birlikte aynı gecede, aynı sahnede. / Başak Paşalı
|
|
NEREDE
Harbiye Açıkhava Tiyatrosu, Taşkışla Cad., Harbiye
NE ZAMAN
20:30
ÜCRET
25 YTL - 80 YTL
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
SERGİ Franco Gervasio
Işıksız şehirler vardır… O haliyle güzellerdir ama ışıklı olamadığından bir meşrulaştırma, bir mecburi içselleştirme olması ihtimali, insanoğlunun duruma uyum becerisinin bir parçası olarak yüksektir. Neyse bu o şehirlerin derdi… Işık bir şehri, bir yüzü, bir anı çok başkalaştırabilir. Işığı görmekse başka bir yetenek biliyoruz, çünkü biz bakmasak da o var! İtalya’nın yetiştirdigi güzide bir fotoğraf ve resim (ve daha pek çok disiplin) sanatçısı olan Franco Gervasio, hep İtalya’dan feyz almış ama bu kez İstanbul’a duyduğu hayranlıkla doğal ışığı yanyana getirip, en yalın haliyle, teknoloji değmeden bize sunmuş. Işık ve renklerin dansı, tutkulu bir İtalyan’ın gözüyle istanbul’da. Bize gidip “görmek” düşer. / Oya Horani
|
|
NEREDE
Galeri Artist, Ayazma Cad. No.4 Fulya
NE ZAMAN
11 Temmuz'a kadar
ÜCRET
Ücretsiz
|
|
|
|
SİNEMA Forgetting Sarah Marshall
Erkekliğin de kendine has zorlukları var. Judd Apatow ve şürekası bu zorluklardan gücünü alan kendilerine has bir komedi ekolü yarattı bile. Şürekanın as üyelerinden Jason Segel’in yazıp başrolünü oynadığı, Nicholas Stoller’ın yönettiği “Forgetting Sarah Marshall / Aşkzede”, şimdilik bu ekolün sinemadaki son temsilcisi. Judd Apatow nerede derseniz, yapımcı koltuğunda. Ama daha da önemlisi Apatow ruhu filmin üzerine sinmiş durumda. Yetişkinliğe geçiş yapamamakla suçlanan bir erkek karakter, TV şöhreti kız arkadaşını Britanyalı bir rock yıldızına kaptırıyor. Yetişkinliğe adım atabilmesi, bu zorluğu alt edebilmesine bağlı. Ama Apatow’u türdeşlerinden ayıran özelliği, bu yolun ne tek yönlü ne de kadın düşmanı olması. Bu meziyetleri akıldan çıkarmamalı. Şunun şurasında tuvalet mizahı olarak küçümsenen dışkılı, salgılı komediyi layığıyla yapıp karakterlerinden nefret ettirmeyen, aksine onları önemsememizi sağlayabilen kaç film var ki? / Erman Ata Uncu
|
|
NEREDE
4 Temmuz'da Sinemalarda
NE ZAMAN
ÜCRET
|
|
 |
 |
 |
 |
|  |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
konser Essence "Sertab Erener Feat. Sabri Tuluğ Tırpan"
Gereksiz yere fazladan bilgi vererek canınızı sıkmak niyetinde değiliz. Bu nedenle, Sertab Erener, Avusturya’da yaşayan genç kompozitör – piyanist Sabri Tuluğ Tırpan ve genç yetenek Serdar Barçın’ın, 4 Temmuz 2008 Cuma akşamı saat 21:15’te, Enka Açıkhava Tiyatrosu’nda birlikte sahne alacaklarını bizden duymayacaksınız. Başta Caz olmak üzere, farklı türlerden özenle seçilmiş İngilizce ve Türkçe şarkılardan oluşan bir repertuar hazırladıklarını da kesinlikle söylemeyeceğiz. 8 yaşından küçüklerin giremediğini, 8 yaş ve üstünün bilete tabi tutulduğunu, konser için belirtilen saatin kapının açılış saati olduğu bilgisini de asla ve asla sizlerle paylaşmayacağız. Son olarak gereksiz bir bilgi ama verdiğimiz bilgilerin gerekli mi gereksiz mi olduğu üzerine düşünüp durduk yere kendi canımızı da hiç ama hiç sıkmayacağız. / Cemil Sobacı
|
|
NEREDE
Enka Oditoryumu, Enka Vakfı Sadi Güleçlik Spor Sitesi, İstinye
0212-276 22 14
NE ZAMAN
21:15
ÜCRET
34,5 YTL
|
|
|
|
PARTİ Biriken
Geçtiğimiz günlerde bir oyunlarıyla konuk ettiğimiz Biriken ekibi şimdi hafta sonunu bir parti ile karşılamaya hazırlanıyor. Size de bu partiye gitmek, kapıdan içeri girmek, eğlenmek ve dans etmek düşüyor. Belki daha fazlası… Yaklaşık iki yıl önce Melis Tezkan ve Okan Urun ikilisinin yarattığı “Biriken” Paris ve İstanbul hattında disiplinlerarası çalışmalarını sürdürüyor. Onlara göre amaçlar, araçlar tarafından destekleniyor olmalı. Yani düz mantık çerçevesinde, bu hafta sonuna en iyi şekilde girebilme amacınızı bu parti ile destekliyor olacaksınız. Biriken ekibi, DJ kabininde Ünal Bostancı’nın sürprizlerle dolu seti ile sizleri bekliyor. / Sarp Dakni
|
|
NEREDE
Arka Oda , Kadife Sok. No:19, Kadıköy
0216-418 0277
NE ZAMAN
21:00
ÜCRET
-
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
|  |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
FESTİVAL Alanis Morisette
İlk iki albümüyle kendi ülkesi Kanada’da vasatımsı/kötü bir pop şarkıcısı olmaktan öteye geçemeyen, ancak Madonna tarafından hemencecik keşfedilip, tanrıçanın plak şirketi Maverick’in kanatları altında yoluna devasa bir rock tanrıçası olarak devam eden Alanis Morisette heybetli görüntüsünü bir kez daha İstanbullu hayranlarına sunuyor. Jagged Little Pill albümü ile 40 milyona yaklaşan bir satış grafiği çizen ve daha sonra ortalama çizgisini hep korumayı başarmış olan Morisette, son olarak nişanlısı Ryan Reynolds’ı Scarlett Johansson’a kaptırarak sadece müzik listelerinin değil, magazin basınının da canına okumayı başarmıştı. Tıpkı kendi söylediği gibi: “Isn’t it ironic? Don’t you think?” / Sarp Dakni
|
|
NEREDE
Masstival, Parkorman, Maslak
NE ZAMAN
14:15'ten itibaren
ÜCRET
76 YTL - 112 YTL
|
|
|
|
FESTİVAL Carla Bley & Mare Nostrum
Kayıp sesler, kayıp müzik, kayıp biz, kayıp herkes… Tadından yenmez besteci ve piyanist Carla Bley, Steve Swallow (b), Andy Sheppard (sax) ve Billy Drummond (d), Bley’ın son albümü “The Lost Chords” etrafında dolanmak üzere İstanbul’a uğruyorlar. Bu gece “geleceğin cazı”ndan bahsedilecek bolca bolca – zaten hepimiz söz konusu bu olduğunda Carla Bley’in ağzının çok iyi laf yaptığını biliyoruz! Bu kışkırtıcı dörtlüden önce ise projenin ilham kaynağı İtalyan trompetçi Paulo Fresu, Jan Lundgren (p) ve Richard Galliano’dan (acc) oluşan Mare Nostrum üçlüsü ile uçuşa geçeceğiz. / Deniz Bilman
|
|
NEREDE
İstanbul Arkeoloji Müzesi, Osman Hamdi Bey Yokuşu, Sultanahmet
0212 520-7740
15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali
NE ZAMAN
21:30
ÜCRET
30, 50 & 60 YTL
|
|
 |
 |
 |
 |
|  |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
FESTİVAL Stereophonics
İstanbullu organizatörler bizi zaman yolculuğuna çıkarmaya devam ediyor! Gerçi günümüzde çok da fazla efsane ya da efsane olmasa bile albümleri takip edilecek birileri sürekli belirmediği için zaman yolculuğu kaçınılmaz oluyor. Eskiden gelmiş olana, hislere, müziklere kapılıyoruz ister istemez bütün dünya gibi. Çaresiziz. İşte mantığı mutlaka 10 yıl önce canlı görülmesini emreden gruplardan biri, yine mantıksız geç bir zamanda, duygularımızı sömürürcesine 10 yıl sonra karşımıza çıkıyor: Stereophonics! Bir zaman tüneline dönüşecek olan Parkorman’daki en iyi performanslarından birine imza atacak olan bu üç adam, bu akşam Yasemin Mori’nin de sahneye çıkacağı Masstival’de. / Alaz Akdoğan
|
|
NEREDE
Masstival, Parkorman, Maslak
NE ZAMAN
14:15'ten itibaren
ÜCRET
76 YTL - 112 YTL
|
|
|
|
SİNEMA Dante 01
Delilik yakışmaz her insana ve pek çok yaratısına ama öyle zamanlar gelir ki, delilik yapışır bir sanatçıya ve eserleri dönüştürür başyapıtlara. Şarküteri ve Kayıp Çocuklar Kenti böyle şaheserlerdir, nasıl Marc Caro böyle deli bir yönetmense. Yıllarca verilen arayı derin sessizliğin içinde, galaksinin köşesinde, ateşten bir gezegenin yörüngesindeki yapıtıyla bozuyor. Bu filmin önceki eserleri gibi olduğunu sanmayın çünkü daha yoğun ve karanlık bir film çıkmış ellerinden ve nasıl düşündüğünü çözemediğimiz zihninden. Sonuçta ne de olsa delilik yakışıyor bu adama da, yarattığı bütün harikalara da. / Tolgay Karabulut
|
|
NEREDE
4 Temmuz'da sinemalarda
NE ZAMAN
ÜCRET
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
FESTİVAL Caz Vapuru / Coolbone
Caz boğazdan gelir. Geleneksel festival vapurumuz yine sularda. Biraz içkiden biraz da dalgalardan sarhoşuz bugün. Keyfimiz ziyadesiyle yerinde, çocuklar gibi şeniz. New Orleans’ın meşhur bandosu Coolbone Kabataş’tan bizi alıyor, Anadalu Kavağı’na sonra tekrar Kabataş’a kadar hop oturtup, hop kaldırıyor. İnsan böyle zamanlarda “keşke zenci doğsaymışım” demekten kendini alıkoyamıyor. Neyse, ayağımızda şıpıdık terlikler, güneş ensemizde, gölgede uyuklamak ve pineklemek serbest. Unutmadan, geçen yıl festivalin konukları arasında bulunan İstanbul Saksofon Kuartet de vapur mürettebatı arasında. Dikkat, adettendir, biletler erken tükenir. Karada kalanlar, vapurdakilerin ardından mendil sallıyor. / Başak Paşalı
|
|
NEREDE
15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, Kabataş Vapur İskelesi
NE ZAMAN
11:00 - 16:00
ÜCRET
25 YTL - 35 YTL
|
|
|
|
FESTİVAL Def Leppard
Hafta sonu kalan son metalcileri bir araya toplayarak ziyarete açacak, kahküllü erkekleri, dar deri pantolonları yad edecek ve çok hayırlı bir iş gerçekleştirecek Masstival’in bu sene birbirinden havalı ve sert konuğu var. Ancak bu konukların en önemli isimlerinden biri kuşkusuz, tartışmasız ve kesinlikle Def Leppard. Yaptıkları dudak uçuklatan müzik ve anlamı bool şarkı sözleriyle kalplerimizde yer eden bu sert çocukları yazları Parkorman’ın gündüzden geceye kabuk değiştiren atmosferinde izleme şansı birçok kişinin 13 yaşından beri rüyalarını süslüyor. Gerenk romantizmin bir başka haline bürünmüş balladları olsun, gerenk beyin sarsıntısına neden olan şarkıları olsun her haliyle bizim olan Def Leppard için hepimiz orada olacağız. “Hard rock anladın? Sert yani, ana kuzuları gelmesin, başka konserlere benzemez.” / Arzu Uzunali
|
|
NEREDE
Masstival, Parkorman, Maslak
NE ZAMAN
14:15'ten itibaren
ÜCRET
76 YTL - 112 YTL
|
|
 |
 |
 |
 |
|  |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
FESTİVAL Pink Martini
Jay-Jay Johanson’la birlikte Anadolu turnesi olarak nitelenebilecek sıklıkta Türkiye’ye ve çoğu sanatçının uğramadığı şehirlere uğrama eğilimi gösteren bir başka isim Pink Martini. Türkiye’de o kadar sevilip kabul görmüş durumdalar ki, 2004 tarihli ikinci albümleri Hang On Little Tomato’nun kitapçık fotoğrafları Türkiye’de çekilmiş, onları uçağa binerken görüntüleyen resimlerde arka planda THY amblemini görmüş olmak milli duygularımızı okşamıştı. Sympathique ve Amado Mio ile geniş bir hayran kitlesi edinip Beyoğlu cafe’lerinin müzikal fon açısından günü kurtarmalarına yardımcı olan Pink Martini 2007 tarihli üçüncü albümleri Hey Eugene! sonrası tekrar dünyayı dolaşıyor ve pek tabii ki cennet ülkemize de uğramayı ihmal etmiyor. Caz Festivali bünyesinde Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda bu akşam verecekleri konser, vintage müzik severler için kaçırılmayacak bir fırsat. / Arda Savcı
|
|
NEREDE
Harbiye Açıkhava Tiyatrosu, Taşkışla Cad., Harbiye
15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali
NE ZAMAN
21:00
ÜCRET
40 YTL - 120 YTL
|
|
|
|
SANAT İstanbul'u Terkedin!
Ne çok seviyormuşuz bu şehri meğer… Cimriliği, bencilliği, trafiği, her şeyi bir yana, bir gün yaşanacak öldürücü depremini bile, bile bile, İstanbul’da yaşamaya devam ediyoruz. Biz maceraperest İstanbulseverleri, pek de sevimli bir gelecek beklemiyor hiç şüphesiz. Bu ürkünç gerçeği, başka bir boyuttan da görmek ister misiniz? O zaman, şehrin öldüren cazibesine kapılmış giderken, karşınıza çıkan dev ekranda birtakım grafikler görürseniz sakın şaşırmayın, iyi bakın. Gördükleriniz, Anadolu’daki deprem sensörlerinden gelen verilerin gerçek zamanlı grafik yansımalarıdır…/ Gökçe Gökçeer
|
|
NEREDE
NE ZAMAN
26 Temmuz'a kadar
ÜCRET
Ücretsiz
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
|  |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
SİNEMA Kadavra / Pathology
Korku filmleri resmi geçidimiz tüm hızıyla sürüyor. Biri bitmeden diğeri vizyona giriyor. Bunun için bir taraftan şükrederken diğer taraftan biletlerimizi alıp sinema salonlarında arz-ı endam etmeyi sürdürüyoruz. Ludwigsburg Filmakademie mezunu genç Alman yönetmen Marc Schoelermann’ın sürüyle kısa film ve video klipten sonra ilk uzun metrajlı çalışması için yönetmen koltuğuna oturmuş. Pathology‘de inişli çıkışlı bir kariyer nasıl olurmuş dosta düşmana ispatlayan “çakma zehirli sarmaşık” Alyssa Milano tanıdık bir yüz olarak bize göz kırpıyor. Tıp mezunu Ted ve patoloji uzmanı Jake ölüm üzerine tuhaf bir yarışa giriyorlar. Galibin kim olduğunu anlayana kadar birazcık kan revan filmimizin tadı tuzu oluyor… / Sarp Dakni
|
|
NEREDE
4 Temmuz'da sinemalarda
NE ZAMAN
ÜCRET
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
FESTİVAL Rufus Wainwright
İnsanın anası, babası ve kardeşi başarılı folk müzisyenleri olunca, o kişiden sıradan şeyler beklememek gerek. 1973 doğumlu Rufus McGarrigle Wainwright, altı yaşında piyano eğitimi almaya başlamıştı ve daha on üç yaşındayken annesi ve kardeşiyle ilk turnesine çıkmıştı. 1998 yılından başlayarak çıkardığı birbirinden başarılı beş stüdyo albümüyle sanatçı, yeni folk ve barok pop akımının en önemli temsilcileri arasında kabul ediliyor. Rufus’un İstanbul’daki ilk konserinde muhteşem sesine sadece piyanosu eşlik edecek ve tabii şarkı sözlerini ezbere bilen hayranları! / Müge Doğrular
|
|
NEREDE
Aya İrini Müzesi , Topkapı Sarayı 1. Avlu, Sultanahmet
NE ZAMAN
20:30
ÜCRET
25 YTL - 90 YTL
|
|
|
|
FESTİVAL Ivan Lins Special feat. Nnenna Freelon
Ruhumuzu cazın büyüsüne teslim etmeye hazırlandığımız şu günlerde ortalıkta bir soru dolaşıyor. Rio doğumlu 63’lük Ivan Lins Caz Festivalini Rio karnavalına mı dönüştürecek yoksa ‘eklektisizm’in Grammy’e 6 kez aday gösterilen yıldızı Nnenna Freelon bizi kendimizden mi geçirecek ? Christopher Columbus’un neye kapılarak keşfettiğini bilemeyiz ama salı gecesi İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde olanların bu iki Amerikalı’nın elektriğine tutulacağı kesin. Gidenlere afiyet diliyor ve uyarıyoruz: Aman lastik pabuçlar giyin, elektrik çarpmasın… / Selin Aktaş
|
|
NEREDE
İstanbul Arkeoloji Müzesi, Osman Hamdi Bey Yokuşu, Sultanahmet
0212 520-7740
NE ZAMAN
22:00
ÜCRET
35 YTL - 70 YTL
|
|
 |
 |
 |
 |
|  |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
SERGİ Öyküler: Melling ve Dunn’ın Panoramalarında İstanbul
Geçmişinin bilincinde olsak da görsel olarak pek de net bir fikrimiz yok yaşadığımız şehrin eski çağlarda nasıl göründüğüne dair. Cami, saray, okul, sefaret binaları gibi çeşitli yapılar haricinde bu şehrin siluetini bugünkü halinden ayıran unsurların neler olduğunu, nelerin eksik nelerin fazla olduğunu öğrenmek için başvuracağımız kaynak sayısı sınırlı. Bu bağlamda Pera Müzesi bir başka ilginç sergiye ev sahipliği yapıyor. Panorama tekniğinin iki usta ismi, 18. yüzyıl sonlarında yaşamış, Aydınlanma çağının ideallerini eserlerinde yansıtan Antoine-Ignace Melling ve 19. yüzyılın ortalarında Kırım Savaşı sırasında şehrimizi ziyaret eden Montague B. Dunn’un çalışmaları İstanbul’un geçmişte kalmış iki dönemine ait birer referans oluşturmaları nedeniyle ilgi çekici. Bir bakışta bütünü görebilme olanağı sağlayan bir Rönesans buluşu olan panoramalar 3 Ağustos tarihine kadar ziyarete açık olacak. / Arda Savcı
|
|
NEREDE
Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Meşrutiyet Cad. No:47, Tepebaşı
NE ZAMAN
3 Ağustos'a kadar
ÜCRET
Ücretsiz
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
GÖSTERİM DOCUMENTARIST – İstanbul Belgesel Günleri
Hiçbir türü küçümsememek lazım ama belgesel deyince artık sadece doğa belgesellerinin akla gelmemesi, hem seyircinin hem de belgeselcilerin kazancı. Neyse ki sansasyon uzmanı Michael Moore sinema salonları kapılarını belgesellere daha çok açar oldu, türün farklı örnekleri de görücüye çıkmaya başladı. Tabii bir de 8 – 13 Temmuz’da Fransız Kültür Merkezi ve Pera Müzesi’nde gerçekleştirilecek Documentarist – İstanbul Belgesel Günleri gibi etkinlikler var. Etkinliğin bir ayağında ödüllü belgeseller var. Türü en iyi değerlendiren kurumlardan BBC’nin belgesel kuşağı sorumlusu Nick Fraser’ın seçkideki katkısı sağlam bir referans. Fraser Neden Belgesel, Neden Demokrasi başlıklı masterclass’ı için bizzat festivalin de konuğu. Etkinliğin bir diğer ayağı da bu sene ilk kez verilecek SİYAD en iyi belgesel ödülünün adayları. / Erman Ata Uncu
|
|
NEREDE
Fransız Kültür Merkezi , stiklal Cad. No : 8, Beyoğlu
NE ZAMAN
13 Temmuz'a kadar
ÜCRET
Ücretsiz
|
|
|
|
FESTİVAL Omara Portuondo
Şarkıları bizler için serin bir rüzgara dönüştüren Buena Vista Social Club’ın elimizde kalan en önemli ismi Omara Portuondo sanat hayatının 60. yılını bizlerle kutlamak üzere İstanbul Caz Festivali kapsamında ülkemizde. Yeni projesi ‘Gracias’la – ne anlamlı bir isim- Küba ve Brezilya’nın tatlı nemini tenimizde hissettirecek Portuondo, bize Latin müziğin en sağlam ve görkemli mabedinde ibadet fırsatı sunuyor. Henüz yayınlanmamış Gracias albümünden şarkıları duyma şansını da yakalayacağımız konser, yılın en önemli müzik olaylarından biri kuşkusuz. Buena Vista Social Club’dan kim kaldı? Kolonyanızı, bir kutu lokumunuzu alın, haydin konsere! / Arzu Uzunali
|
|
NEREDE
Sepetçiler Kasrı, Sahilyolu Sarayburnu
NE ZAMAN
22:00
ÜCRET
25 YTL - 50 YTL
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
|  |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
YAŞAM Catherine Malandrino
Catherine Malandrino ismi annesi İngiliz, babası İspanyol boylu boslu esmer güzeli bir kadını çağrıştırıyor değil mi? Efendim, kendisi yaratıcısıyla aynı adı taşıyan bir Fransız markası. İstanbul’un en havalı lokum taşlı sokağı Akaretler’e yerleşti şimdi Catherine Malandrino hanımefendi. Catherine Malandrino kadınları tepeden tırnağa giydirmekle kalmıyor; aksesuar, mücevher, takı ve ayakkabı koleksiyonları da sunuyor. Kanaatimizce Catherine Malandrino’nun özel olarak başarılı olduğu konuysa elbiseler. Uçuş uçuş dedikleri cinsten güzel elbiseleri insana hayal kurduruyor. Biraz hippi delüks biraz hali vakti yerinde Paris bohemi… / Yeşim Çobankent
|
|
NEREDE
Akaretler, Maçka
NE ZAMAN
ÜCRET
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
|
 |
|
 |
 |